BLOG

blog'a geri dön

12 yorum var - 11 Temmuz 2008 00:52

duvarlarda
içimizdeki savaştan kalma bir leke
ve altına imzasını atacak kadar cesur bir kadın
- nora levi; günahsız orospu.

fırında pişen göğüslerimizi, dengesi bozuk bir kedi yedi
her sabah avuçladığım geometrik yüzün artık yok
tensiz, etsiz ve bacaksız ruh gibi sokul burun deliklerimin gölgesine.
bu yalnızlığı ancak seninle yenebilirim nora.
çünkü sen benim yerleşim bölgemde saklanacak delik arayan bir orospu
ben senin özgeçmişinde bir fiil!
yani ikimiz de ikimize yapış yapış
ikimiz de ikimize sarhoş bir film arası… bunun şakası yok nora.
bir gün saçlarını yedi atmışbeşlik mermiyle dağıtıverirler.
ve ben gözlerinde koşarken ölürüm yapma!

seni öldürmek istememiştim nora
beraber bir delikanlının yüreğinden yırtılıp
kaçacaktık ana rahmine doğru.
o sınırı da geçtik mi nora
o sınırı da geçtik mi bize tanrı bile dokunamayacaktı.
çünkü bu yeryüzü bu cehennem, hayallerimize sığmayacak kadardı!
hayal et nora! düşün!
memelerin ve geometrik yüzün yok,
paslı organların kimin umurunda!
biz olacaktık bir rahmin köşesinde özgür.
bir gece gibi çabuk, gece gibi ince ve sessiz nora
sahibine yalanan it gibi itaatkar
varlık bilmecesinde yokluğun hiç zaferi gibi
düşün nora düşün!
bu ölüm, sinir krizleri geçiren şiir kadar buruk
sen bu hikayeden başka bir hikayeye nakledilen
kan,
acildeki yatalak bekleyişlerim gibisin.
öldürmek istememiştim nora.
beraber bir delikanlının yüreğinden yırtılıp
kaçacaktık ana rahmine doğru.
o sınırı da geçtik mi nora
o sınırı da geçtik mi bize tanrı bile dokunamayacaktı.
çünkü bu yeryüzü bu cehennem, yasak bir döl yatağı
hayal et nora! Düşün!
Seni öldürüp, bu savaşın namusunu temizledim.
Artık Tanrı’na dönebilirsin…

nora levi: günahsız orospu
en çok böyle zamanlarda çıkarsın koynumdan.
git nora! git nora! git yoksa yine sevişeceğiz.

sana yemin ederim
yemin ederim yüzyıllarca
istediğin gibi yaptım: bir iki beden büyük gelen bu dünya’dan
yüzdüm derini. iltihaplandım sana nora. artık mezarda hiçbir toprak kayması
hiçbir melek, hiçbir mevsim uyandırmaz seni.
bu ölüm,
tıpkı senin gibi ağır,
tek başına!

sabahın geceye boşaldığı vakit kulağımda
şizofren bir melodi!
ağzında taşıdığı karanfil, mağrur uğultu, pavarotti yavrusu!
tanrı’nın başucuna konuveren ölü insan kuşları!
ve nora levi: cesur orospu…
sırat köprüsünde buluşacaktık: bir iki durak önce indin. bavulumda sana ayırdığım günahlarım
bavulumda sümküren hastalıklı şiirler!
hadi nora! hadi nora! hadi geç kalacağız: bu savaş bizim sonumuz olacak..

hmmm. güseeeelmiş... eywallah saolasın geceyi dolu geçirmemi sağladın ;)

SiR JaN  11 Temmuz 2008 01:11  

yes yes..!!!

Prototype  11 Temmuz 2008 01:17  

çok güzel bir yazı bu...paylaştığın için teşekkürler prototype..

vudu  11 Temmuz 2008 18:49  

ewet bana da çok güzel geldiği için paylaştım :)

Prototype  11 Temmuz 2008 20:59  

Höh demek istiyorum..sadece bu..bi de zavallı nora..ya da şanslı olma ihtimalini barındırdım bi an içimde...

stargazer1974  12 Temmuz 2008 00:05  

tad almak da budurki zaten:) kendi içinde bıraktığı his://

Prototype  12 Temmuz 2008 00:11  

ıhh bilmeyenler için şunu söyleyeyim.Kaan özer adlı genç tabut.net sitesinin kurucularından ve şuan da or-ada volta atıyor muhtemelen.diğer şiirlerini görebilirsiniz.

adrien  15 Temmuz 2008 14:35  

diğer şiirlerini okuyunca sanki bunu o yazmamış gibi:// tuhaf gerçekten..

Prototype  15 Temmuz 2008 17:59  

Hahaha Deli dolu burası....!?

cerestar  28 Ağustos 2008 23:05  

sus kız deli:)

Prototype  28 Ağustos 2008 23:19  

cok güsel bişi

umas  2 gün önce  

:)) kesinlikle benim içinde öyle

Prototype  2 gün önce  
bu yazıya puanı basanlar: